ROMAN-Bölüm 10

ROMAN – Bölüm 10
Eliz Hande’yi kendine doğru çekti. İki kadın dudak dudağa öpüşmeye başladılar. Elizin eli Hande’nin kalçalarında, göğüslerinde usulca geziyordu. Hakan ise derhal onların yanında eli Eliz’in ve karısının kalçalarındaydı. Eliz Hakan’ı hafifçe art itti ve Hande’yi kendine doğru tam çevirerek Hande’nin göğüslerini yalamaya başladı. Bir eli Hande’nin kadınlığının üzerinde, kah okşuyor, kah parmaklarıyla Hande’nin kadınlığının şişkin dudaklarını parmakları arasında sıkıyor, kah ora parmağını hafifçe içeriye sokuyordu. Eliz Hande’nin önünden çekilip onu dört ayak pozisyonuna getirdi. Hande kalçalarını iyice yukarı kaldırıp başını yatağın üzerine yerleştirdi. Kollarını iki yana açmış, göğüs uçları yatağa değecek şekilde bekliyordu.

Hande tam anlamıyla hem kadınlığını hem de siyah kutusunu hepimizin gözleri önüne sermişti. Eliz yataktan inip Hande’nin kalçalarının arasına başını gömdü. Hakan ise derhal yanlarında yatağa oturmuş Eliz’in diliyle Hande’yi becermesini izliyordu. Eliz Hande’yi diliyle bana hazırlıyordu. Hakan ise arada karısının kalçalarını okşuyor, ufak ve yaş öpücükler konduruyor, karısının kalçalarına ufak tatlı tokatlar atıyordu.

Zuhal bu görünüm karşısında kayıtsız kalamamıştı. “Hadi yoksa ben de saldıracağım şimdi o tatlı kukuya” diye seslendi. Eliz, Handenin kalçaları arasından başını kaldırdı ve Hande’nin kukusuna son bir öpücük kondurdu. Doğrularak Hakan ile öpüştü ve “Hadi bakalım, dizi sende” dedi Hakan’a. Hakan bana doğru döndü. “Cenk, amade mısın” diye sordu. “Evet” diyebildim sadece. Ayağa kalktım. Eliz tam önümde diz çöktü. Elini tükrükleyerek aletimi birkaç kez sıvazladıktan sonra başını ağzının içine alıp hızlı birkaç dil darbesi ve ileri art hareketler ile beni iyice coşturdu. Ayağa kalkarak Hande’nin poposunu iki yanağından kavradı ve iyice ayırdı. Kaçınılmaz olana yaklaşmıştık.
“Bunu bir gün yapmak durumunda kalacağımı hiç düşünmemiştim” diye yavaşça söylendi Hakan. “Ben de” diye cevapladım gülümseyerek. İkimiz de duraksamıştık. Hakan benim aletimi eline alacak olacağı için tedirgindi, ben ise ilk kere bir erkek aletime dokunacağı için huzursuzdum. “Ama olacak” diye gözlerimizin içine bakarak seslendi Eliz. Bizim duraksadığımızı ayrım eden Hande “Hadi kocacığım Cenk’in yarağını tut ve onu amıma sok… Tıpkı Eliz’in amına benim seni ilk kere soktuğum gibi” dedi inleyerek ve şehvetle. Hepimiz Hakan’nın hamlesini bekliyorduk. Bu esnada Zuhal Hakan’ın yanına yaklaştı. Ona hafif yanından sarılıp başını çevirdi ve öpmeye başladı. “Gerginliğini biraz alayım” diye fısıldadı. Eli Hakan’ın elini bulmuştu. Eliz de aşağıda Zuhal’in elini bileğinden tutarak yönlendirmeye başladı.

Bir anda irkilmiştim. Tüylerim diken diken olmuştu. Hakan’ın parmak uçları aletime değdiğinde tuhaf hissettim kendimi. Bir erkeğin aletime dokunmasına hiç de alışık değildim. Hele ki o el az sonra benim aletimi kendi karısının kukusuna yerleştirecekti. Hakan ilk dokunuş sonrası hızlıca elini art çekmek istedi ama Eliz buna müsaade etmedi. Hakan’da daha fazla direnmedi. Artık aletim tamamiyle hakanın avcunun içindeydi. Hande bu esnada tam dört ayak pozisyonda başını iyice eğmiş ve bacakları arasından bizi izliyordu. “Sıkıca kavra onu şimdi” diye seslendi Hakan’a. Hakan acemice aletimi tam olarak kavradı. “Şimdi birkaç kez sıvazla” diye devam etti Hande. Eliz’in tükrüğü ile kayganlaşmış aletimi Hakan birkaç kez sıvazladı.

Zuhal ve Eliz artık Hakan’ın elini bırakmış, kenara çekilmişlerdi. “Yüzünü görmek, yüzündeki ifadeyi görmek istiyorum” diye seslendi hande. Pozisyon itibariyle bu imkansızdı. Zuhal çevik bir hareketle cep telefonuna uzandı ve “mahsuru olmaz değil mi Cenk” diye sordu. “Aletimin diğer bir erkeğin elinde ve ben o adamın karısını becermek üzereyken videoya çekmek için benden mi ruhsat istiyorsun!” diye sordum. Hepimiz gülümsedik. Zuhal artık tamamen yanımızdan ayrılmış, bütün olayı ve bilhassa Hakan’ın yüzünü rahat çekebileceği bir noktaya geçmişti. “Artık kayıttayız” diye seslendi Zuhal. Eliz, ayağa kalkıp Hande’nin kalçalarını iyice iki yana ayırdı. Kısa bir süreliğine aletimi elinden bırakmış olan Hakan “Hadi tut onu ve sok amıma” diyen Hande’nin sesiyle aletimi yine kavradı. Eliz Hande’nin kadınlığının şişkin ve sarkık dudaklarını iyice iki yana ayırarak gireceğim deliği net bir şekilde ortaya çıkardı. Hakan aletimi ortadan kavrayıp hafif öne doğru çekti. Birkaç kez karısının kalçalarına aletimle ufak vuruşlar yaptı. Başını kadınlığının hariç çeperlerine ve kalçalarının arasında tam siyah deliğinin üzerinde birkaç saniye gezdirdi. Ve başını Eliz’in elleriyle girişini ardına kadar açtığı deliğe dayadı. “Harika….” Diye inledi Hande. “Hayal ettiğimden bile daha keyifli, hadi artık sok şu yarağı amıma kocacığım” diye seslendi şehvetle Hande.

Aletimin başını karısının kadınlığının tam girişine ayarlayan Hakan “beline güç Cenk” diyerek belimden yavaşça itmeye başladı beni. Aletimin yarısı Hande’nin kadınlığına usulca kaymış, köklemek için tek mani Hakan’ın eli kalmıştı. Birkaç kez aletim Hakan’ın avcunun içinde iken Hande’nin kadınlığına yavaş giriş çıkışlar yaptım. “Elini unuttun orada, karını diğer birine siktirmek fazla hoşuna gitti galiba ellerinle” diye takıldı Eliz Hakan’a. Hakan acelece elini aletimden çekti. Hande’nin içinde yavaş yavaş daha derinlere götürüyordum aletimi. Hakan derhal yanıbaşımda karısının kadınlığına giriş çıkışımı izliyor, Zuhal elinde cep telefonu kah Hakan’ın yüzünü, kah benim Hande’ye giriş çıkışlarımı, kah Eliz’in Hande’nin siyah deliğini yalamasını videoya çekiyordu.
Hande ise altımda inliyor, kıvranıyor ve başını sağa sola sallayarak aldığı keyfi her şekilde gösteriyordu. “Gel buraya, ağzımı doldur” diye seslendi Hakan’a. Hakan yatağın üzerine çıktı ve karısının başının yanına giderek aletini Hande’nin ağzına verdi. Hande Hakan’ın aletini bir çırpıda tamamıyla ağzında kaybetmişti. Yaklaşık aynı boyutlarda olmamıza karşın Hakan’ın aletini bir çırpıda boğazına kadar sokabilmesine şaşırmıştım doğrusu.
Hande’nin Hakan’a yaptığı oral sexi videoya almak isteyen Zuhal onların yanına yöneldi. Eliz handenin kalçalarını iki yanan elinden geldiğince fazla açarak benim daha derinlere girmeme muavin oluyor, arada dudaklarımız şehvetle buluşuyordu. Artık aletimin tamamını Hande’nin kadınlığına sokmuş yavaş ve keyfini çıkararak kadınlığının her köşesini keşfediyordum. Eliz Hande’nin kalçalarını bıraktı. Artık Hande’ye her girdiğimde kasıklarım Hande’nin kalçalarına çarpıyor, sıcaktan iyice sünmüş yumurtalarım, dört ayak pozisyonundaki Hande’nin kilitorisine çarpıyordu. Eliz arkama dolanmış, kalçalarımı okşuyor, omuzlarıma ve boynuma öpücükler kondururken göğüslerini sırtıma bastırıyordu. Elleriyle vücumu sarıp kasıklarıma ulaşıyor, aletim Hande’nin kadınlığından her dışarı çıktığında hızlıca kavrayıp bırakıyordu.
Eliz bu kez ellerini Hande’nin kalçalarının üzerine koymuş, beliyle benim Hande’ye giriş çıkışımı yönlendirmeye başlamıştı. “Karı koca beni aynen böyle siktiler işte, Hande itti, Hakan girdi” diye fısıldadı şehvetle kulağıma. Şimdi aynısını o Hande’ye, hem de kocasının dışında diğer bir erkekle yapıyordu. Önceleri yavaşlatmıştı hareketlerimi Eliz ama gittikçe tempoyu arttırmış daha hızlı ittiriyordu beni. “Kökle hadi” diye usulca fısıldadı bir yandan kulak mememi ısırırken ve ani bir hareketle itti belimi.
Bu beklenmedik hamleye hazırlıksız yakalanan Hande, kocasının aletine doğru yaylandı hafifçe ve homurdanmaya başladı zevkle karışık. Birkaç kez daha iyice kökledikten sonra Hande’ye Eliz beni art çekti. Hande isterik bir şekilde “Hayır, hadi gir içime” diye yalvarırcasına seslendi. Eliz onu dinlemedi ve önüme diz çökerek aletimi ağzına yerleştirdi. Zuhal bu kez Eliz’in bana yaptığı oral sexi kaydetmeye başladı. Hande, hala kocasının aletini yalıyordu. Eliz yine ayağa kalktı ve bu kez kendi eliyle aletimi Hande’nin kadınlığına hizaladı ve “kökle ve öyle kal” diye seslendi. Ani yüklendim Hande’nin kadınlığına ve taşaklarıma kadar girdim içeri. Aletimin başının içerlerde biryerlere dokunduğunu hissediyordum. Hakan tam olarak karısının karşısına geçmişti bu kez ve onun üzerinde uzanıp kalçalarını iyice ayırmıştı Hande’nin benim için. Eliz yeniden arkama dolanmış, Hande’yi benim arkamdan kasıklarından yakalamış ve var gücüyle bastırıyordu. Birkaç santim daha uzun olsa, onu da sokacaktı Eliz Hande’nin kadınlığına herhalde. Hande ani isterik bir şekilde titremeye başladı. Sıcak ama fazla akıcı bir sıvı evvel kadınlığının içine dolmuş, daha fazla yer bulamayınca da aletimin etrafından dışarı fışkırmaya başlamıştı. Hakan gözlerini iri açmış ve karısının kadınlığından aletimin kenarlarından fışkıran bu sıvıya hayretle bakıyordu. Hande ikinci kez kasıldığında öylesine bir basınçla geldi ki suyu, aletimi dışarı ittirmişti kadınlığından ve fışkıran sıvı kasıklarıma, göbeğime, bacaklarıma kadar bulaşmıştı. Zuhal elindeki telefonla her şeyi kayıt altına almayı bırakıp ani atladı önüme. Hande’nin üçüncü kasılmasında gelen sıvı fışkırır fışkırmaz Hande’nin kadınlığına dayadı ağzını ve bir damlasını bile zarar etmedi. Onu Eliz takip etti ve o da derhal Hande’nin arkasında yerini Hande’nin son kasılmasından gelen sıvıları ağzının içine doldurdu.

Eliz ve Zuhal birbirlerine bakıp gülüyorlar, dilleriyle dudaklarını yalıyorlar, birbirlerinin yüzlerini, benim vücudumu her yeri yalayıp Hande’nin kadınlığından fışkıran sıvıyı sonuna kadar emiyorlardı.

Bu esnada Hande bir pelte gibi yana yığılmış, bir taraftan tir tir titriyor, bir taraftan istemsizce başını sağa sola sallıyordu. Hakan ise olayın şokuyla “Bunun gerçekten olabileceğini hiç bilmiyordum” diye seslendi ve karısının başının önüne diz çökerek saçlarını okşuyordu.
Eliz ve Zuhal ayağa kalkıp Hande’yi ayaklarından yakaladılar ve yatağın ucuna kadar getirdiler. Hande’nin kadınlığını tam yatağın kenarındaydı şimdi. Hande’nin bacaklarını iki yana ayırarak elleriyle havaya kaldırdılar. Hade hafif kendine gelmiş ve dirseklerinin üzerinde doğrulmuştu. Benim artık bekleyecek halim kalmamıştı. Bu kez hızlıca kendim girmiştim Hande’nin içine tek seferde ve gidip gelmelere başlamıştım. Eliz ve Zuhal ise bir yandan handenin göğüslerini okşuyor, bir yandan da ayaklarının havada kalmasını sağlıyorlardı. Bu pozisyonda herkes Hande’nin kadınlığına girip çıkan aletimi rahatlıkla görebiliyordu. “Sik bu orospuyu kanırta kanırta” diye seslendi Hakan. “Yarağa doyur benim orospu karımı” diye de ekledi. İyice motive olmuştum. Artık dayanacak halim kalmamıştı. Geleceğimi anlayan Hande “içimde patla lütfen hadi şimdi” diye seslendiğinde daha cümlesi bitmeden Hande’nin içine patlamıştım. Zuhal ve Eliz patlamam ile birlikte yine aşağıya eğilmişti. Birkaç kez daha gidip geldim içerisinde ve son damlasına kadar bütün menilerimi Hande’nin kadınlığına boşalttım. Yavaşça içinden çıktığımda Zuhal ve Eliz’’in dudaklarının aletimin üzerine yerlerini alması fazla vakit almadı. Daha başı çıkmadan iki kadın çoktan dudaklarının arasına almışlardı aletimi her iki yanından. Başına geldiğimde Eliz hızlı davranıp başını ağzına aldı ve somurmaya başladı. Son damlasına kadar emdi aletimin içindeki döllerimi de. Bu esnada Zuhal ise çoktan ağzını Hande’nin kadınlığına dayamış ve onun kadınlığının içindeki döllerimi emmeye başlamıştı bile.
Aldığım zevkin sarhoşluğuyla kendimi tekli koltuğa nasıl attığımı hatırlamıyorum. Gözlerim neredeyse tamamen kapanmak üzereydi hazdan. Görebildiğim kadarıyla Eliz ve Zuhal Hande’nin kafa ucuna gitmişler ve ağızlarındaki sıvıları onunla paylaşıp öpüşme seansı yapıyorlardı. Bu esnada Hakan karısının başını üzerinden aletini uzattı ve üç kadın ani hem öpüşüp hem de Hakan’ın aletini yalıyor, sırayla ağızlarına alıyorlardı. Hakan’ın hırıltıları hafif artmıştı artık. O da gelmeye yakındı. Hande ağzını sonuna kadar açtı. Hakan ise aletini hızlıca sıvazlayıp karısının ağzına döllerini akıtmaya başladı. Hande’nin alnına, yanağına ve dudaklarının kenarına gelen damlaları Eliz ve Zuhal aka bir maharetle temizliyor, arada üç kadının dili yine buluşup Hakan’ın menilerini paylaşıyorlardı.
Hakan son kez aletini karısının ağzına soktu ve Hande var gücüyle içine çekti. Son damlasına kadar çekmişti eminim.

Komidin’in üzerinde duran votka redbulumu elime aldım ve bardağın neredeyse tamamını bir dikişte içtim.
Hakan ve kızlar, yatağın dört bir yanına dağılmışlardı. Herkesin soluk alış verişi artık yavaşlamış ama hiç kimsenin gözünü açacak hali kalmamıştı. Bir müddet onları izledim. Sonra ben buraya nasıl geldim, bütün bunlar nasıl oldu, ben bir adamın önünde karısını becerdim, üstelik adam aletimi tutup kendi eliyle soktu diye kafamda binbir türlü fikir dönmeye başladı. Bardağın dibindeki votka redbulu bir dikişte bitirip yavaşça ayağa kalktım ve mutfağa geçtim. Kendime yeni bir votka redbul hazırlayıp ilk oturduğum koltuğa oturup bir sigara yaktım.
“Teşekkür ederim Cenk, harikaydın” diye seslendi Hakan kapıdan girerken. Bir an utandım. “Utandırma beni” diye cevapladım gayet samimice. “Yok, utanmana gerek yok, tedirginliğinin en başından beri farkındayım, bu güzel ortamın karı koca kıskançlığından mahvolmasını istemediğin her halinden belliydi. Açıkcası ilk başta kararsızdım. Hande’nin aşırı istekli oluşu ve senin doksana taktığın gol beni ortama uymaya ve Hande’nin uzun süredir istediği hayalini yerine getirmeye açıkcası fazlasıyla isteyerek ama biraz da zorlayarak ikna etti.” Diye yanıtladı. “Kadınların ikna gücüne hayranımdır.” Diyebildim. İçikisini saha Hakan yanıma oturdu. Birkaç saniye süren sessizlikten sonra “En azından sonuna kadar hepimiz beğeni aldık. Açıkcası Zuhal bu gün SPA’da olanları anlattığında ve seni çağrı ettiğinde böyle bir şeyin olabileceğini tahmin etmiştim ama bu kadar zevkli olacağını düşünmemiştim” diye söze girdi Hakan. “Ben neye geldiğimi biliyormuydum ki!” diye yanıtladım. “Ben sadece Zuhal Hanım’ın davetine bir kahve içerim diye geldim. Ama kahveden fazlası varmış.” Diyerek gülümsedim.

DEVAMI GELECEK
Biz ufaktan ufaktan sohbet ederken kızlar da kendilerine gelmişti. Yanımıza ilk gelen Hande oldu. Yüzünde uzun süredir hayalini kurduğu bir fanteziyi gerçekleştirmenin mutluluğu vardı. Gülümseyerek içeri girdiğinde direk Hakan’ın kucağına oturup boynuna sarıldı ve ona iri aşk dolu bir öpücük verdi dudaklarından. “Teşekkürler canım kocacım” diy ekledi. Çok geçmeden Zuhal Hanım ve Eliz’de odaya girdiler. Zuhal Hanım’ın elinde telefon vardı. “Seyret bakalım kocanın halini Cenk seni becerirken” diyerek telefonu Hande’ye uzattı. Hande aceleyle telefonda Zuhal’in kaydettiği videoyu açtı ve Hakan ile izlemeye başladı. “Bu kadar beğeni alacağımı tahmin etmemiştim” diyerek devam etti Hande. “offf… nasıl sikiyor karını Cenk baksana aşkım” diye takıldı Hande Hakan’a… “Evet, hakkını vererek sikti doğrusu seni. Kökleye kökleye” diye cevapladı hakan. “Hoşuna gitti mi gerçekten Hande’nin diğer bir erkek tarafından becerilmesi” diye sordu Eliz. “Evet, çünkü neredeyse 1 senedir bunu konuşuyorduk. Hande fazla istiyordu ve Cenk onu becerirken gözlerinde mutluluğun, istediğine kavuşmanın, diğer bir erkeğin kadını olmanın hazzını görebildim. O mutluydu. Daha da ötesi nedenini bilmediğim şekilde Cenk’in onun içinde olması beni daha da coşturdu. Sanırım bende bunu fazla istiyormuşum ama samimi içe bastırmışım bir şekilde” diye ekledi Hakan.
Herkes hayatından memnun bir şekilde sohbet etmeye dalmıştık. “Acıkan yok mu” diye sordu Eliz ve yerinden kalkarak mutfak tezgahına gitti. Dolabı açıp muz çıkardı ve herkese birer adet dağıttı. Sonra herkesin içkilerini tazeledi. En son elinde benim ve kendi bardağı kalmıştı. Zuhal’in yanına gitmesini beklerken gelip benim kucağıma oturdu. “Artık dizi benim. Sanırım burada becermediğin tek kadın ben kaldım” diyerek saçlarımı okşamaya başladı. Pozisyonunu değiştirip tam göbeğimin üzerine kalçalarını koydu. Aletim tam kadınlığının altındaydı. “Biraz daha öne, koltuğun tam ucuna otur” diyerek beni öne doğru kaydırdı. Aletim şimdi koltuğun ucundan aşağı doğru sarkmıştı. Öne doğru eğilip bir eliyle yumurtalıklarımı hafif sıkıp bıraktı. Aletim yeniden canlanmaya başlamıştı.
Hakan ve Hande, video izlemeyi bırakmışlar, beni ve kucağımdaki balık etli kadının bana yapacaklarını izlemeye başlamışlardı. Zuhal içkisinden bir yudum alıp tam önümüze geldi ve yere diz çöktü. Önce Eliz’in kadınlığına dayadı dilini ve yalamaya başladı. Ellerimle Eliz’in göğüslerini kavramış, onları yavaş yavaş okşuyor, göğüs uçlarını parmaklarımın arasında ezip çekiştiriyordum. Eliz kendini iyice geriye yasladı. Ayaklarını dizlerimin üzerine koyup Zuhal Hanım’a kadınlığını olabildiğince rahat yalayabileceği bir pozisyon aldı. Bizi o halde gören Hakan “Hadi sen de katıl istersen” diye karısının dudaklarına ateşli bir öpücük kondurdu. Hande yavaşça yerinden kalktı. Kocasının aletini kavradı ve onu da ayağa kaldırarak bizim yanımıza kadar getirdi. Zuhal Eliz’in kadınlığını yalamayı bırakıp aletimi ağzının içine aldı. Ve yine o müthiş hareketini yapmaya başladı. Aletimin başını ağzının içine sokmuş. Diliyle ağzının içinde ileri art hareketler yaparak beni coşturuyordu. Zuhal Hanım’dan boşalan yeri Hande doldurmuş, Eliz’in kadınlığını hoyratça yalıyor, ısırıyor, dil atıyordu. Eliz’in kendini hafif geriye itmesiyle bir yada daha fazla parmağını çoktan Eliz’in kadınlığına soktuğunu anlamıştım. Arada en alttaki Zuhal Hanım ile dudaklarını birleştiriyor ve aletimi ikisi ani araya alıp dudaklarıyla git gel yapıyorlardı. Hakan ise Zulah Hanım ve karısı Hande’nin arkasında yerini almış, önünde dört ayak duran bu iki kadının kadınlıklarını diliyle keşfetmeye başlamıştı. Kalçalarını tokatlıyor, bir Hande’nin bir Zuhal Hanım’ın kadınlığına dil atıyor, parmaklarını yavaşça ikisinin ani kadınlığına sokup çıkarıyordu. Zuhal aletimi ağzından çıkarıp art çekildi. Hakan aletini karısının kadınlığına sürtüyor, kalçalarını aletiyle dövüyordu Hande’nin. Zuhal alttan çekilince Hande bu kez tam karşımıza geçmiş, dört ayak üzerinde duruyor, bir yandan Eliz’in kadınlığını parmaklıyor, bir yandan benim aletimi ağzının içine alıp emiyordu.
Eliz kendinden geçmişcesine saçlarını sağa sola savuruyor, avuçlarımın içindeki göğüslerini daha hoyratça okşamam için ellerimi yönlendiriyor, arada kesik kesik inliyordu. Hande aletimi ağzından çıkarıp yavaşça Eliz’in kadınlığına doğru çekiştirdi. Başını kadınlığının dudaklarının üzerinde gezdirip aletimi yaylandırarak birkaç katı darbe yaptırdı. Bu Eliz’i iyice çıldırtmıştı. “Hadi sok onu artık” diye inledi kucağımdaki Eliz. Hande aletimi Eliz’in kadınlığına dayadı ve Eliz ayakları dizlerimin üzerinde, ellerini göğüslerime dayamış bir şekilde yavaşça oturmaya başladı aletime. Bu esnada Hande’nin dili abes durmuyor, Eliz’in kadınlığına giren aletimi aşağı doğru milim milim yalıyordu. Eliz’in kilitorisinden aldığı her dil darbesi onu iyice çıldırtıyordu.

Hakan dört ayak pozisyonundaki karısını kalçalarından hafifçe kaldırdı. Hande, Eliz’in kadınlığına girip çıktıkça parlayan aletimden ve Eliz’in kilitorisinden ayrılmak istemedi ve bu kez kollarını bacaklarımın üzerine koyarak benden destek aldı. Zuhal, bir yandan Hakan’ın aletini yalıyor, bir yandan da Hande’nin kadınlığını ufak ufak parmaklıyordu. Hakan aletinin başını karısının kadınlığına dayadı ve katı bir şekilde içine tek hamlede girdi. Hande’nin ağzından ufak bir inilti çıktı. Aldığı katı darbeyle yumurtalıklarıma saldırdı ve onları somurmaya başladı. Zuhal Hanım da abes durmuyor, Hande’nin bana ve Eliz’e yaptığını Hakan ve Hande’ye yapıyordu. Zuhal, kendini Hande’nin bacakları arasından yavaşça geriye doğru kaydırdı ve tam Hande’nin ağzının hizasına getirdi kalçalarını. Hande beni yalamaya bir müddet ara verip bu kez Zuhal Hanım’ın kalçalarının üzerinden siyah deliğini yalamaya başladı. Eliz kucağımda yukarı aşağı aletimi dibine kadar alacak şekilde oturup kalkıyordu. Hande Eliz’in en tepede olduğu bir anda aletimi sapından kavradı ve dışarı çıkarıp ağzına aldı. Ağzında tutamadığı aletim Zuhal’in kalçalarının tam arasına düştüğünde Zuhal Hanım isterik bir şekilde kendini iyice yaklaştırdı koltuğa. “Hadi Hande sok şunu” diye inledi Zuhal Hanım da. Hande aletimi kavrayıp başını Zuhal Hanım’ın kadınlığına hizaladı. Aletimin başını kadınlığında hisseden Zuhal kendini geriye itti ve dört ayak pozisyonundayken öne arkaya yaylanmaya başladı. Eliz’in elleri Hande’nin yüzünü yakaladı ve çenesinden kadınlığına doğru çekti. Hande bir yandan kocası tarafından sikiliyor, bir yandan Eliz’in kadınlığını yalıyordu. Zuhal Hanım ise dört ayak halde ileri art yaylanıp aletimi kadınlığının içinde ağırlarken, bir yandan diliyle ulaşabildiği kadar Hande’nin kadınlığına girip çıkan Hakan’ın aletini yalıyordu.

“hadi lütfen” diye inledi Eliz. Bu kez hande aletimi Zuhal Hanım’dan çıkardı. Aletimin her yerini güzelce yalayıp Zuhal Hanım’ın bütün kadınlık sularını temizledi ve yine Eliz’in kadınlığına dayadı. Eliz tek seferde hızlıca oturup sonuna kadar almıştı aletimi. Yavaşça kalkıp yine hızlıca oturdu. Hakan karısının omuzlarından tutup onu kendine doğru çekti. Hande’yi ayakta beceriyordu resmen. Zuhal ise doğrulmuş Hakan’ın taşaklarını yalıyor, uzanabildiği kadarıyla Hande’nin göğüslerini, göbeğini, kadınlığını okşuyordu.
Eliz’in oturup kalkmaları hızlanmıştı. Gelmesi yakındı ve ben de patlamak üzereydim. Ayaklarını dizlerimin üzerinden kaydırıp yere basmasını sağladım. Tıpkı Hakan gibi ben de Eliz’i ayakta becermeyi istemiştim. Hakan ve Hande bize doğru yaklaşmışlardı. Eliz de Hande’yi dudaklarından öpmek isteyince şimdi tam istediğim gibi olmuştu. İkimiz de kadınlarımızın omuzlarından tutup geriye çıkardıkları kalçalarının altından pompalıyor, Hande ve Eliz birbirlerini öpüyor, dillerini ağızlarının içine sokup çıkarıyordu. Zuhal Hanım ise aşağıda bir eliyle Hakan’ın bir eliyle benim taşaklarımı okşuyor, kah Hande’nin kah Eliz’in göğüslerine ulaşıp dil atıyordu.
Kucağımızdaki kadınların gelmesine az kaldığı belliydi. “Aynı anda” diye seslendi Hakan. “Çok yakınım” diyebildim. “Ben de” diye yanıt geldiğinde artık ikimizin de dayanacak hali kalmadığı belliydi. Hareketlerimiz iyice sıklaşmış ve sertleşmişti. Biz kadınlara kökledikçe onlar iyice hırçınlaşıyor, birbirlerinin dudaklarını daha katı ısırıyorlar, ağızlarından inilti ile hırıltı arası sesler çıkıyordu.
“Ohhhhhh… işte buuuu” diyerek evvel ben patlamaya başladım. Keza Hakan’ın kafasını geriye atarak böğürmesi de gecikmedi. İçine sıcak sıcak aktığımız kadınlar da aynı anda titremeye, kasılmaya başladılar. Zuhal Hanım ise aşağıda Hakan’ın ve benim taşaklarımı avuçlamaya devam ediyordu. Aletim yavaşça Eliz’in kadınlığından kayarak çıktı. Zuhal havada yakalamıştı bu kez aletimi ve tamamını ağzının içine alarak emip içinde kalan son birkaç damla meniyi de çekip almıştı. Ve doğal aletimin üzerinde Eliz’in kadınlık sularıyla beraber. Zuhal Hanım tam işini bitirmişti ki bu kez Hakan çıktı Hande’nin içinden ve Zuhal seri bir hareketle Hakan’ın aletini havada kaptı. Bana yaptığı gibi onun aletinin tamamını ağzına alıp son damlasına kadar emdi. Eliz ve Hande ayakta birbirlerine sarılmış birbirlerinin göğüslerini ezerken öpüşmeyi ihmal etmiyorlardı. İki kadın iyice birbirlerine yaklaştıklarında Zuhal “Bacaklarınızı ayırın hadi, içinizi temizleyeceğim ikinizin de” diyerek seslendi. Önce Hande’nin kadınlığına yapıştırdı ağzını ve diliyle içini, kenarlarını her yerini Hakan’ın döllerinden temizledi. Ve sonra da Eliz’e yaptı aynısını. İki kadının da temizliğini yaptıktan sonra aralarından çıkıp ayağa kalktı ve diliyle Hakan’ın ve benim birbirine karışmış spermlerimizi Hande ve Eliz’e sundu. Üç kadın ayakta çılgınca öpüşüp birbilrenini dillerini emiyor, bir yandan da kalçalarını tokatlayıp okşuyordu. Hakan ve ben kendimizi kalktığımız koltuklara yine bırakıp içkilerimizi yudumlamaya başladık. İkimizin de tek sözcük konuşacak hali kalmamıştı. Sadece birbirimizin yüzüne bakıp gülümsüyor ve “harikaydı, böyle bir şey olamaz” dercesine başımızı sağa sola sallıyorduk. Kendimizden geçmiştik ikimizde.
Üç kadın ayakta bir müddet daha öpüşüp birbirlerinin vücutlarını okşadıktan sonra 3lü koltuğa yan yana oturmayı tercih ettiler. Elleri hala abes durmuyor, birbirlerinin kadınlıklarını usul usul okşuyordu.
Telefon sesiyle kendime geldim. Benim telefonum çalıyordu. Uzanıp sehpanın üzerinden telefonumu aldım. Arayan otelin emniyet müdürü idi.
“Efendim ben Cenk” diye yanıtladım. “Müdürüm bu saatte rahatsız ettim kusura bakmayın ama otelde ufak bir yangın çıktı, acilen otele gelmeniz gerekiyor” dediğinde yerimden nasıl kalktığımı hatırlamıyorum bile. “İtfayeyi çağırdınız mı, umumi müdüre havadis, bilgi, salık verdiniz mi” diye sordum. “Evet müdürüm havadis, bilgi, salık verdik” dedi. “Tamam, 15 dakika içinde orada olurum. Peki yangının durumu ne? Kısaca özetleyebilir misin, geldiğimde neyle karşılaşacağımdan az da olsa bilgim olsun” diye sordum. “6ınca katta çıktı. Misafirlerden biri dumanı görüp havadis, bilgi, salık vermiş. Oteli boşaltıyoruz şu anda, henüz yaralı yok ama 6ınca katta fazla yoğun duman var. Alev yok. Şimdi kapatmam lazım, itfaye geldi” diye yanıtladı. “Tamam” diyerek telefonu kapattım.

DEVAMI GELECEK