ROMAN- Bölüm 15

ROMAN – BÖLÜM 15

Bu heyecanın üzerine kendime bir kadeh al şarap doldurdum ve Selin’in gönderdiği videoları yine yine izlemeye başladım. Kimdi öbür kadın? Beni tanıyan, benimle birlikte olan birisi olduğu kesindi. Zuhal Hanım’ı, Buket’i ve onların vücutlarını, kadınlıklarını düşündüm. İkisinin kadınlığı da değildi. Hem benim daha evvel becerdiğim bir kadın olacak, hem Selin’i tanıyor olacak, hem Selin’i benim hakkımda güdüleyebilecek ve hatta onu bana koşulsuz şartsız sunabilecek kadar düşünceli… Bütün bunları yapabilecek bir kadın zorlasam da çıkmıyordu. Buket’i elemiş, Zuhal’i elemiş, Zuhal’in arkadaşlarını elemiştim çünkü bu şehirle bir alakaları yoktu. Oylum ve Marianna hiç olamazdı. Peki kimdi?

Şarabımı bitirip döşek odasına geçtim ve gözlerimi kapattım. Gece boyunca rüyamda o kadınlığın kime ait olduğunu bulmaya uğraştım. Kulaklarımda “O benimmm” diye şehvetli kadın sesleri çınladı. Ben ise kimsin sen, kim olduğunu söyle bana lütfen… diye yalvarıp durdum.

Alarm’ın sesi bütün kabuslarımı sona erdirmişti. Hala gördüğüm kabusun etkisindeydim. Yataktan kalkıp banyoya yöneldim ve yüzümü yıkayıp duşumu aldım ve işe gittim. Yoğun ve yorucu geçecek olan 5 gün için ön hazırlıkları, istikbal olan grupla ilgili hazırlıkları denetim edip ofisime geçtim. Sonrasında sabah toplantısı, heyetin gelmesi, onlarla bütün gün vakit geçirme, gün içerisinde Buket, Zuhal ve Selin ile farklı yer ve zamanlarda birkaç ufak kaçamak öpücük, birkaç ufak kaçamak temas, istek ve şehvet içerikli mesajlaşmaların yanı dizi Mariana ve Oylum ile paylaşılmış birkaç erotik resim dışında konuk ağırlamayla, hazırlıkları denetim ile geçen 5 yorucu gün öğlenden sonra saat 5 civarında heyetin otelden ayrılması ile bitmişti.

Yorgunluğumu biraz olsun atmak için Zuhal Hanım’ı aradım ve masaj için uygun yer olup olmadığını, aile hamamlarından abes olan olup olmadığını sordum. Aldığım yanıt her ikisi için de evet olunca saat 6 için randevuları ayarladım. Ofiste ve otel içinde sağda solda vakit geçirdikten sonra saat 6 da spaya indim. Zuhal Hanım bana aile hamamına kadar eşlik etti. Koridorun en sonunda, girişi ana koridordan görünmeyen, yangın çıkışının derhal yanındaki aile hamamına kadar yürüdük. Küvet çoktan doldurulmuş, üzerine gül yaprakları serpilmiş, buğu odası, sauna vs. her şey hazırlanmıştı. Masaj yatağı dahi yerleştirilmiş, yağlar koyulmuş her türlü hazırlık yapılmıştı. Geriye birtek keyif çatması kalıyordu.

“Cenk bey siz biraz vücudunuzu yumşatın, ben Vena yı yarım saat sonra yollarım masaj için” diye ekledi Zuhal Hanım muzipçe gülümseyerek. “Özellikle bu en sondaki gözden ve sesten ırak olanı ayarladım ki hani masaja beni isterseniz sıkıntı olmasın” diye de ekledi. “Bu gün bu riski hiç almayalım bence Zuhal Hanım” diye yanıtladım. “Çok özledim seni” diye iyice yaklaştı ve dudaklarıma ateşli bir öpücük kondurdu Zuhal Hanım. “Ben de” diye yanıtlamaya çalıştım bir yandan öpüşüp bir yandan ellerimi kalçalarının üzerinde gezdirirken. Hafifçe başımı art çektim “Hafta sonuna saklayalım.” Diyebildim zor bela. Elleriyle aletimi tamamen kavrayıp sıktıktan sonra “Bu azmanı en geç Pazar günü akşamına kadar içimde istiyorum.” Diye cevapladı Zuhal Hanım.

Küçük bir buse kondurduktan sonra dudaklarıma, aile hamamından çıktı. Üzerimi çıkarıp kıyafetlerimi bir kenara koyduktan sonra çırıl çıplak termal küvette aldım soluğu. Sıcak su, sessizlik, loş ışık… Hafif hafif çalan spa müziğinin beni kendimden geçirmesi fazla sürmemişti. Kapının açılmasıyla irkildim. Yarım saat ne vakit geçmişti anlamamıştım bile ama gelen Vena idi. Bana hep vena masaj yaptığı ve onun karşısında hep çıplak olduğum için olağan bir şekilde içeri girdi başıyla selamını verdi ve sırtı bana dönük şekilde masaj yatağı üzerinde havluları açmaya başladı. bana dönüp “Masaja hazırız” dediğinde kırık Türkçesiyle elinde havlu ile benim küvetten çıkmamı bekliyordu. Yavaşça küvette ayağa kalktım ve çıktım. Vena havluyu bana uzatmak yerine beni kendi kurulamayı tercih etti. Havluyla direk bedenimi kurulamaya başladı. Sıcaktan aletim ve yumurtalıklarım iyice sünmüş bir şekilde kızın karşısında duruyordum. Vena beni kurulamaya devam ettikçe kan yavaş yavaş aletime yürümeye başlamıştı. Neyse ki ön tarafımı kurulamayı bitirmişti. Masaj yatağına uzandım ve sırtımı surat üstü yatarken kurulamasını sağladım.
Vücudumu kuruladıktan sonra Vena evvel hızlı, ufak orta sertlikte vuruşlarla başlamıştı masaja. Her vuruşunda vücudumdaki kan dolaşımı hızlanıyor, aletim yavaş yavaş sertleşmeye başlıyordu. Bacaklarıma, sırtıma yaptığı bu darbe tekniği beni iyice mayıştırmıştı öte yanda. “Dönebilirsiniz” sesiyle kendime geldim Vena’nın. Sırt üstü döndüğümde aletim yarı inik yarı kalkık haldeydi her zamanki gibi. Vena masaj yağını alarak ayak parmaklarımdan başladı masaja yine. Bacaklarımı biraz araladı. Bacağımı, baldırlarımı hususi aromalı masaj yağı ile yoğurdukça aletim iyice kalkıyordu. Vena birkaç ufak baskı ile aletimi indiriyor, sonra kaldığı yerden masaja devam ediyor, aletim yine kalkıyor, o yine eş baskılar uygulayarak aletimin inmesini sağlıyordu hiç dokunmadan.

Bacaklarımı bitirdikten sonra kollarımı, göğüs bölgemi de yağ ile ovuşturmaya başladı. Beni en fazla heyecanlandıran an ise hep aynı oluyordu. Tam göbek deliğimin altından aletimin köküne kadar olan alt karın bölgeme yaptığı çift el baskılar ve baskılı ovmalar. Bu devinim aletimi iyice şahlandırıyor, resmen yürek atışlarımı aletimde hissediyordum. Hatta kimi öylesine yoğun kasılmalar yaşıyordum ki aletim yukarı aşağı boydan boya yaylanarak Vena’nın eline çarpıyordu. Bütün bu kasılmalar tamamen benim kontrolüm dışında gerçekleşiyordu. Vena bu işi fazla iyi yapıyordu. Benim de bundan aldığım keyfi bildiği için bu bölgeye hususi ehemmiyet veriyordu. 5 günün yorgunluğu bile aletimin böyle devinim etmesine mani olmuyordu. Vena ise aletimin her yaylanışında yüzüne o garip gülümsemesini koyuyordu. Gözlerimi kapatmış anın keyfini çıkartırken aletim yine yaylanmış ve Vena’nın elinin dışına çarpıştı. Çıkan sese Vena bu kez pasif kalmamış ve ufak bir kahkaha atmıştı. Gözümü açtığımda kızacağımı düşünerek korkuyla “özür dilerim” diyebildi. “önemli değil, komikti, gülmen normal ama senin marifetin” diye yanıtladım. “Anlamadim” dedi kırık Türkçesiyle. Ben de İngilizce söyledim tekrar. Bu Vena’yı biraz rahatlatmıştı. “Çok sert” diye yanıtladı İngilizce. “İlk kere bu kadar sert” diye devam etti. Bu güne kadar Vena belki bana 10 kez masaj yapmıştı ancak ilk kere bu kadar fazla konuşmuştuk. “Yoo, her zamanki gibi” diye yanıtladım. “Büyük risk” diye cevapladı Vena. Aletim göbeğime yapışkın bir şekilde göbek deliğime kadar uzanıyordu bu esnada. Yağlı avucunu yavaşça aletimin altına yerleştirdi ve aletimi avcunun içine alıp hafifçe sıvazladı. Bir yandan da gözlerini dahi kırpmadan yüzüme bakıyor tepkimi ölçmeye çalışıyordu. “Neden yapıyorsun” diye sordum nazikçe. Ani bir hareketle elini çekti aletimden “özür dilerim, ama fazla yapmayı istedim. Hep istedim” diye yanıtladı. “bunu yapmanın yasak olduğunu biliyorsun ama değil mi?” diye cevapladım. Vena’nın siyah gözlerinin içindeki korkuyu net bir şekilde görebiliyordum. “Tekrar özür dilerim. Kendimi alamadım.” Diye yanıtladı yalvarırcasına. “İzin verseydim devam fiyat miydin” diye sordum Vena’ya. “Evet” diye cevapladı korkuyla. “Nereye kadar devam ederdin” diye sordum tekrar. Sizin istediğiniz yere kadar” diye cevapladı Vena. “Sen ne kadar ileri gitmek istiyorsun” diye yine sordum. “sonuna kadar” diye yanıtladı. Bir kadının sesinde hem korkuyu, hem şehveti hem de utangaçlığı bu günlerde sıklıkla hisseder olmuştum.

“Ben gözlerimi kapatıp yatacağım. Sen aletimle ne yapmak istiyorsan onu yap” diye yanıtladım. Vena’nın gözleri parlamıştı. “Çok teşekkür ederim” diye defalarca kafa selamı verdi. Bu kısa sohbet esnasında aletim biraz küçülmüştü. Masaj yatağının sağ tarafına geçti Vena. Önce göğsüme ve kollarıma masaj yapmaya devam etti. Sonra yine baldırlarıma yöneldi ve yoğurmaya başladı. Aletime hiç dokunmadan yine kaldırmayı başarmıştı. Göbek bölgesine dönerek en fazla keyif almaya başladığım baskıları yaptığında aletim yine göbeğimi dövmeye başlamıştı. Vena bir eliyle aletimi tuttu ve öbür eliyle de göbeğime baskı yapmaya devam ediyordu. Yağlı eliyle aletimi bir yandan sıvazlıyor, bir yandan da göbeğime baskılar yapmaya devam ediyordu. Sağ kolumu yavaşça Vena’nın kalçalarına uzattım. İlk dokunuşum onun irkilmesine neden olmuştu. Kalçalarını hafifçe okşayarak yavaşça bacak arasına kaydım. Kadınlığına ulaşmam fazla da zor olmamış, aksine Vena fazla rahat ulaşabileceğim şekilde bir pozisyon almıştı kendince. Elimi mavi spa pantolonunun içine soktum. Sıkı lastikli kilodundan içeri elimi zor da olsa sokabilmiştim. Kadınlığı sıcacık ve sırıl sıklamdı. Birkaç ufak dokunuştan sonra orta parmağımı yavaşça içine kaydırdım. Vena artık iki eliyle aletimi kavramış, yağlı elleriyle yavaş yavaş sıvazlıyordu. Ayağıma serdiği masaj havlusuyla aletimi evvel temizledi. Ellerini de güzelce sildi. Sonra kalkmış aletimi yine iki eliyle kavrayıp ağzına almaya başladı. Vena’nın ağzı ufak görünüyor olsa da santim santim aletimin tamamını boğazına kadar sokmayı başarmıştı. Yavaşça santim santim art çıkardı. Birkaç kez tamamını yavaş yavaş ağzına sokup çıkardıktan sonra yine aromatik yağ ile yağladı. Masaj yatağının üzerine çıktı. Üniformasını kiloduyla birlikte dizlerine kadar sıyırdı. Sırtı bana dönük, tuvalete oturur gibi aletimin üzerine yavaşça oturdu. Kadınlığı gerçekten fazla sıkıydı. Ancak hiç zorlanmadı içine alırken ve sesini dahi çıkarmadı. Birkaç dakika aletim içinde sadece oturdu ve bir yandan da kilitorisini okşadı. Vena’nın hiçbir kasılmasını hissetmiyordum ama aletimin üzerinde hissettiğim sıcak sıvı, onun bu şekilde çoktan birkaç kez boşaldığını hissettiriyordu bana.

Yavaşça üzerinden kalktıp yine oturdu. Bunu birkaç kez tekrarladıktan sonra kalktı. Spa pantolonunu ve kilodunu yine giydi ve masaj yatağından aşağı indi. Aletimin üzeri Vena’nın sıvıları ile bembeyaz olmuştu. Aletimi bir havlu ile güzelce temizledi. Sonra beni doğrultup elimden tuttu ve aile banyosu içerisindeki göbek taşlı ufak hamama çekti. Beni göbek taşının üzerine oturttu. Yine pantolonunu ve kilodunu tamamen aşağı sıyırdı. Yavaşça aletimin üzerine oturmaya başladı ve tamamını içine aldıktan sonra hafifçe bana dönüp beni sırt üstü göbek taşının üzerine yatırdı. İki eli ile diz altlarımın altından kavradı ve dizlerimi kendine doğru çekti ve kendini bana doğru biraz daha bastırdı. Artık aletimin her milimini iyice içine yerleştirmişti. Birden hareketlendi ve aletimi kendi içine alıp çıkarmaya başladı. Bu hareketi öyle ustaca yapıyordu ki kadınlığının her noktasına değdiğime emindim. Dizlerimin çekildiğini hissetmeye başlamıştım. Sona yaklaşıyordum. Vena bunu ayrım etmiş olacak ki hareketlerini birdenbire yavaşlattı. Aletimin başına kadar kalan kısmını dışarıda bıraktı ve sadece başını içine alacak kadar devinim etmeye başladı. Çok sürmedi. Birkaç saniye içerisinde Vena’nın içine boşalmaya başladım. Sadece aletimin başı kadınlığına idi, çılgın gibi boşalıyordum ve Vena hareketlerine hala devam ediyordu. Kadınlığının dışına akan sıvılarım hamamın mermer zeminine düştüğünde seslerini duyabiliyordum. Vena aletimin başını da kadınlığından çıkardığında hala boşalmaya devam ettiğimi ayrım ettim damla damla.

Doğrulup kilodunu ve pantolonunu çekti. Pelte gibi yığılmıştım göbek taşına. Kurna’dan ılık su alarak üzerime dökmeye başladı. Kendimi geriye çekip sırt üstü uzandım göbek taşına. Vena köpürttüğü lif ile güzel bir köpük banyosu yaptırdı. Ilık su ile güzelce de duruladı beni. “Teşekkür ederim, diğer bir emriniz” diye seslendiğinde gözlerimi zor açtım. “Yok, teşekkürler” diye yanıtlayabildim sadece. “Müsadenizle” diyerek kafa selamını verip Aile hamamından yavaşça çıktı. Kendimi temizlenmiş halim ile yine termal küvete attım. Bir süre daha bu keyfi çıkarmak iyi olacaktı doğrusu.

DEVAMI GELECEK

NOT: Beğeni ve yorumlarınız için şimdiden teşekkür ederim.